GEREKSİZ İNSANLAR
İnsanların yüzlerini göremiyorum!
Sanki herkes maske takmış kimse kimseye gerçek yüzünü göstermiyormuş gibi…Her şey bir rüya gibi.Rüyalar mı gerçek yoksa yaşadığımız hayat mı?Hayat bunlar değil gerçekler bunlar değil.Hayattan kopuk yaşamaktan ne kadar zevk alabilir ki insan?Ne kadar umarsız olabilir ki etrafındakilere.
İnsanlığa sesleniyorum:Artık bende buradayım deyin,bende varım deyin.Yeter.Yeter,bu suskunluk toprak altına kadar mı?Bu dünyadan elimiz boş gidersek ödülümüz ya da cezamız ne olur hiç düşündük mü?Cenazemizde yalandan hakkım helal olsun diyenler mi olsun isteriz yoksa içten çoşkulu bir şekilde helal olsun diyen eşimiz,dostumuz,iş arkadaşlarımız,dava arkadaşlarımız,candostlarımız olsun istemez miyiz?İnsan bu fani dünyadan öyle bir ayrılmalı ki arkasındaki insanlar ölmeseydi daha çok şey yapardı demeliler.İnsan hayatını dolu dolu yaşamalı ve dolu dolu yaşatmalıdır.Sahip olduklarına gereken değeri vermeli ve şükretmeli.Ne demek ya ne demen şükretmemek,açgözlü olmak ne demek anlamıyorum.Sitem etmek istiyorum böyle insanlara olmaz olsun sizin gibi insanlar.Çok mu kazanmak istiyorsun?O zaman kazandığın ölçütte fakirlere,ihtiyaç sahiplerine yardım et.Onların”Allah razı olsun.Allah daha çok versin”demesi yeter.
Gözünü para hırsı bürümüş zenginlere sesleniyorum:Dünyada sadece siz yoksunuz sadece siz yaşamıyorsunuz.Milyon dolarlık evler,arabalar,motorlar,yatlar çok mu lazım he çok mu?O deniz gören birkaç bin metrekare villalardan toprak altına gitmek zor olmaz mı?Rahat edemezsiniz.O rahatlıktan,o zevki sefada geçen günleriniz toprak altında nasıl geçecek.Aşçıların,uşakların,şoförlerin hizmet ettiği o milyon dolarlık evlerden toprak altına geldiğinizde böcekler,yılanlar,karıncalar hizmetkarlığınızı yapacaklar.Çöplükte uyuyan,o 50 metrekare evde karın tokluğuna çalışan insanların mezarda huzuru sizinki kadar bozulmaz.Onlar alışmıştır öyle hayata,onların elleri nasırlaşmıştır,onların pabuçları yırtıktır,zorlanmazlar.Sizin elleriniz boyalıdır,törpülüdür,pabuçlarınız ve elbiseleriniz bir oda dolusudur.Onlar kendilerine beyaz kefeni yakıştırırlar;ama siz napacaksınız.
Fakir insan görünce midesi bulanan zenginlere sesleniyorum:Ölüm de var.Sırat köprüsü var.Cennet,cehennem var.Fakir insanlar kara düşlerde bembeyaz gerçeklerdir.Ya sizin bembeyaz elbiselerinizin içinde kalpleri kapkara olan naptığını bilmeyen zengin;ama fakir insanlarsınız.
Size sesleniyorum kör zenginler:Yüzlerinizi göremiyorum!Hırslarınız yüzlerinizi örtüyor,karartıyor.Sizler bir çift yeni pabuç alırken,bayramdan bayrama yeni bir elbise alırken mutlu olabiliyor musunuz?Olamıyorsunuz di mi?Olamazsınız.Küçük şeylerden mutlu olmak sizin işiniz değil.O zaman siz yoksunuz.O zaman siz hiç yaşamadınız ki.O zaman siz benim için bu dünyadaki en yoksul insanlarsınız.
YUNUS BECİT
2007

1 Yorum:
İnsan keşke kendi elinde bulundurmuş olduğu; ona nasib olan zenginliklerin farkına varabilse ve o zengin olduğu şeylerde için başkalarına yardım edebilse o zaman kimsenin eksik birşeyi kalmazdı belkide.İlim sahibi ilmini paylaşacak,mal sahibi de mallarını paylaşacak .
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa